“Bir dehayı mı yoksa budalayı mı mezun ediyoruz, bilmiyorum.”
Bu söz School of Architecture of Barcelona’nın rektörü profesör Elias Rogent’ın, mezuniyet töreninde (1878) ona söyledikleri.
O ise yanındaki arkadaşına dönüp: “benim şimdiden bir mimar olduğumu söylüyorlar.” diyor gülerek.
La Rambla’daki sokak göstericileri ve Theo‘dan sonra Barselona’nın bende bıraktığı son iz; Gaudi.
Bir adam, tek başına bir şehrin silüetini değiştirebilir mi? Yapıtlarıyla “hadi canım, bir insan bunu 100+ yıl önce nasıl düşünebilir ve yapar?” dedirtebilir mi?
Fantastik, egzotik, büyüleyici veya görkemli gibi büyük sıfatların ardı ardına ağızdan çıkmasına neden olabilir mi?
Bu deli adamın düşünme şekline hayran olmamak elde değil.

Ben de mimarlıkla alakası olmayan bir kişi olarak, gözlemlerimi ve onun hakkında Katalanlarla konuştuklarımdan aklımda kalanları paylaşmak istiyorum sizlerle.
yazının tümü: Fikir Atolyesi’nde